BLOG

KÂRLI KAZANÇ KAPISI: KANADA GÖÇMENLİĞİ

Merhaba sevgili Kanada göçmen adayları,

Şimdi su dolu bir bardak düşünün, ve bu bardağın içine şeker boşaltıldığını hayal edin. Bu bardak sizce ne kadar şekeri kaldırabilir? Doygunluk noktasına erişinceye kadar, değil mi? Sabit bir ısıda doygunluk noktasına ulaştıktan sonra eklenen şeker dibe çöker ve erimez. Daha fazla şeker eklemeye devam ederseniz bardak, şeker ile dolmaya başlar ve nihayet berrak su, bardak içindeki yerini yapış yapış şekere bırakır…

Peki bir de bir ülke düşünün, aslında cennet parçası bir ülke. Sizce bir ülke ne kadar sahtekârlığı kaldırabilir? Bunun da bir doygunluk noktası var mıdır? Berrak, dürüst insanların yerini, yapış yapış sahtekârlar alırsa ne olur? Bizim kanaatimizce, sahtekârlığın doygunluk noktası, tamamen o ülke insanlarının toleransı ile doğru orantılıdır. Ahlâksızlığa tolerans gösterilirse, her yer yapış yapış sahtekârlıkla dolar.

Ahlâksızlığa tolerans göstermek nedir? Bu, bazen farkında bile olmadan yaptığımız birşey, hatta hiç birşey yapmamamız bile olabilir. Bazen de ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ denir. Bazı hallerde ise ‘Allah’ından bulsun’ dileği ziyadesiyle yeterli olur. Bilinçli ve devamlı olarak yapılan usûlsüzlükler genelde toplum tarafından bilinir ama (haklı ya da haksız) çeşitli sebeplerden ötürü bunlara tepki gösteren pek olmaz. Ya da tepki gösterilse bile bunlar, zaman içinde cılızlaşan ve net bir sonuca ulaşmayan tepkiler şeklinde olur. İşte tüm bu tutumlar, ahlâksızlığa tolerans göstermektir. Bu tutum devam ettikçe, ortam daha da yapış yapış bir hal alır… Pislik birgün hepimize bulaşır…

Ben, Banu Veznikli. Son 5 aydır Türkiye’deyim ve Kanada’ya taşındığımdan beri ilk kez Türkiye’de bu kadar uzun süre kalıyorum. Bu süre içinde özellikle kendi çalışma alanım olan Kanada göçmenliğinde gördüğüm sahne tek kelimeyle dehşet verici, yani yapış yapış… Medyada çıkan yanıltıcı ve abartılmış haberler, havada dolarlarla beraber uçuşan iş bulma vaadleri, Kanada göçmenliğinde hiçbir yetkisi olmamasına rağmen ‘danışmanlık’ yapanlar,  Kanada göçmenliğinde yaptığı sahtekârlıklar sebebiyle Türk adaleti tarafından hapis cezasına çarptırılmasına rağmen hala danışmanlık hizmeti önerenler, ve maalesef en kötüsü de Kanada göçmenliğinde yetkisi olup da göz göre göre sahtekârlıkların en büyüğünü yapanlar… Her çeşidi ziyadesiyle mevcut ülkemizde. Evet, dünyanın her yerinde ahlâklı insan da var, ahlâksız insan da. Asıl soru şu: Biz daha ne kadar kendi ülkemizde ahlâksızlığa müsaade edeceğiz?

Türkiye’de yaşayan sıradan bir insanın, Kanada anayasasının göçmenlikle ilgili kanunlarını, düzenlemelerini, baroların ve ICCRC’nin mesleki kurallarını bilmeleri beklenemez. Ama eğer Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapmayı ve başvurunuzda bir danışmanla çalışmayı düşünüyorsanız, kendi menfaatiniz için konuyla ilgili kanunları, kuralları ve haklarınızı öğrenmelisiniz. Eğer bu çalışmayı yapmak istemiyorsanız, bir danışmanla çalışmamanız ve hiç kimseye ücret ödememeniz sizin için çok daha hayırlı olabilir. Çünkü eğer, Kanada göçmenliğinde yetkili ya da yetkisiz olsun, sonuçta ahlâk sahibi olmayan bir kişiye Kanada planlarınızı teslim ederseniz:

  • Muhtemelen asla göçmenlik alamayacağınız bir programa yönlendirileceksiniz ve umutla ve pek çok masraf yaparak boş yere dosya hazırlayacaksınız
  • Muhtemelen göçmenlik başvurusu yaptığınızı zannedip aylar sonra sizin adınıza bir başvuru yapılmadığını öğreneceksiniz
  • Adınıza bir başvuru gönderilmiş olsa bile, umutla beklediğiniz kabul kararı muhtemelen hiçbir zaman gelmeyecek
  • Ve kesinlikle binlerce dolar kaybedeceksiniz. Çünkü sahtekârlığın tek hedefi, sizin paranızdır.

 

Kaybettiğiniz parayı tekrar yerine koyabilmeniz oldukça mümkün olsa bile, kaybettiğiniz zamanı, umudu ve planları asla yerine koyamayacaksınız. Tüm planlarınıza sıfırdan başlamanız gerekecek, tabi kandırıldığınızı öğrendiğinizde bunun için hala isteğiniz kalmışsa…

Bugün bu yazıyı yazmamın sebebi, ICCRC üyesi bir danışman tarafından kandırılmış bir kişiyle yaptığım görüşmedir. Kandırılan kişi oldukça eğitimli ve bilinçli biri ve tüm süreç boyunca doğru soruları sormuş. Fakat sorularına verilen cevapları resmi kaynaklardan doğrulamamış, yetkili bir firma ile görüşmesine güvenerek verilen cevaplardan ikna olmuş. Kendisine önerilen göçmenlik programının puanlama sisteminde yeterli puanı alamadığını; 15 ay olarak verilen işlem süresinin aslında fiilen 55-60 ay arası olduğunu; programın kotaya erişmesi sebebiyle dosya alımına kapalı olduğunu yani şu anda işleme alınmış bir dosyası olmasının mümkün olmadığını yaptığımız görüşme sonucunda öğrendi. Ayrıca anlaşmayı ICCRC üyesi danışmanın değil de, ofiste çalışan birinin imzaladığını ve ödemeyi elden yaptığını belirtti. Umarım bugüne kadar yazdığımız uyarı ve bilgilendirme yazılarını okuyan göçmen adayları, bu işleyişteki tüm hataları rahatlıkla görebiliyordur.

LÜTFEN size verilen tüm bilgileri, Kanada Federal ve eyalet hükümetlerinin resmi kaynaklarından doğrulayın

LÜTFEN anlaşma imzalamayı düşündüğünüz yetkili avukatın / danışmanın referanslarını kontrol edin

LÜTFEN anlaşmaları sadece ve sadece yetkili avukat ve danışmanlarla şahsen imzalayın

LÜTFEN ödemelerinizi banka kanallarıyla yapın

LÜTFEN herhangi bir konuda kandırıldığınızı anladığınızda öncelikle Kanada’da olmak üzere tüm ilgili makamlara resmi şikayetlerinizi yapın

Bizim ahlâksızlığa ve maddi kazanç uğruna insanların kandırılmasına toleransımız yok. Bu yüzden her zaman yaptığımız gibi, uyarı ve bilgilendirme yazılarımıza devam edeceğiz. Bu konuda daha önce yazdığımız çeşitli yazılara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Tamamını dikkatle okumanızı ve konuyla ilgilenen herkese iletmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

Kanada Göçmenliğinde Aldatılmayın

British Columbia İşçi Göçmen Adayı Düzmecesi

Kanada Planlarınızı Kime Teslim Ediyorsunuz

Kanada Göçmenliğinde Balon Haberler ve Gerçekler

Konuyla ilgili soru ve yorumlarınızı bize enquiry@mandorlacanada.ca adresinden iletebilirsiniz.